Telefon Numaramız:

+90 (212) 671 80 45

Çalışma Saatleri:

09:00 - 18:00

E-posta Adresimiz

info@cahukuk.com

Hakkımızda

Ç&A Hukuk Bürosu, Avukat Selcan AFACAN ve Avukat Kenan ÇALIŞ tarafından 2013 yılında kurulmuş olup bu tarihten beri Sigorta ve Tazminat Hukuku, Sağlık Hukuku, İş Hukuku, Boşanma ve Aile Hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir.

Ç&A Hukuk Bürosunun misyonu müvekkillerinin hukuki sorunlarını hızlı ve en etkin şekilde çözüme kavuşturmaktır. Bu bağlamda müvekkillerin hukuki sorunları, gün gün takip edilmekte ayrıca klasik avukatlık anlayışından farklı olarak arabuluculuk, uzlaşma, tahkim ve hakem yolu ile başarıyla sonuçlandırılmaktadır.

Ç&A Hukuk Bürosu genç, çalışkan ve azimli kadrosu ile başarı, çözüm odaklı bir anlayış ile çalışmaktadır. Ç&A Hukuk Bürosu ile paylaştığınız tüm bilgi ve belgeler, müvekkil avukat ilişkisi içerisinde ele alınarak, avukatın sır tutma yükümlülüğü gözetilerek hiçbir kurum, kuruluş veya şahıs ile paylaşılmamaktadır.

HABERLER

[01.10.18 17:05]

Atatürk’ün önderliğinde ulusal egemenlik temelinde kurulan Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yaşama geçirilen hukuk devriminin ilk akla gelen yasası Medeni Kanun’dur.

Laik hukukun simgesi devrim yasamız Medeni Kanun 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Medeni Kanun, yurttaşların doğumundan başlayarak ölümünden sonrasına kadar özel yaşam ilişkilerini düzenleyen temel kanundur.
 
92 yıl önce Medeni Kanun’un yürürlüğe girişiyle kadınlar, evlenme, boşanma, mal varlığı, miras gibi özel yaşamlarına ilişkin haklar açısından erkeklerle eşit yurttaş konumuna getirilmişlerdir. Örneğin, evlilik yaşı kuralı getirilmiş; "erkeğin birden çok kadınla evlenebilmesi yerine TEK EŞLİLİK" ve  "RESMİ NİKAH"  kabul edilmiştir. "Erkeğin BOŞ OL” demesiyle boşanma yerine HAKİM KARARIYLA BOŞANMA", kız ve erkek çocuklara "EŞİT MİRAS PAYI" gibi kurallar kadın haklarının güvencesi olmuştur.
 
Medeni Kanunda 2002 yılında yapılan değişiklikle aile hukuku kuralları günün gelişen koşullarına uygun hale getirilmiş, eşlerarası haklarda, evlilik birliğini temsilde ve edinilen malların paylaşımında eşitlik getirilmiştir.
 
Ne yazıkki, 92 yıl sonra günümüzde, kadın erkek eşitliğini göz ardı eden, Medeni Kanunun yok sayılmasına yol açan söylemlere ve yasa değişikliklerine tanık oluyoruz.  Nüfus Hizmetleri Kanununda yapılan değişiklikle“müftüye resmi nikah yetkisi” verilmesi, Medeni Kanun ve laik hukuk kurallarının gözardı edilmesi demektir.
 
İKKB olarak, tüm kadınları ve laik Cumhuriyetimizi savunan herkesi kadın erkek eşitliğini bir demokrasi meselesi olarak dikkate almaya ve MEDENİ KANUNUMUZA SAHİP ÇIKMAYA çağırıyoruz.
 
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi
İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği

[20.06.21 14:48]

Komiser yardımıcısı olarak görev yapmakta iken; terfi döneminde hakkında "Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı verilen davacı, Değerlendirme Kurulu'nun "Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" yönündeki idari işlemin iptali talebi ile Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'nde   E:2020/1068 sayısı ile açılan davada, yerel mahkemece idari işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı idare iş bu karar karşı istinaf yoluna başvurmuş, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, 20/05/2021 tarihinde oybirliği ile   istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

2020 yılı terfi döneminde hakkında bir üst rütbeye "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı verilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 18.06.2020 tarihli işleminin iptali istemiyle açılan davada, "...davacının bulunduğu rütbede zorunlu bekleme süresini tamamladığı, terfi durumu değerlendirmeye alınan ve komiser yardımcıları için hazırlanan kıdem sıralamasında 380. sırada bulunduğu, yapılan değerlendirme sonucunda 3.027 personelin üst rütbeye terfisine karar verildiği, davacının terfi için esas alınan 4 kriterden performans ortalama puanının 4.34, son performans notunun 4,85 olduğu, başarı belgesi sayısının 1, değerlendirme komisyon görüşünün yeterli olduğu, görülmektedir. Ayrıca davacı hakkında düzenlenen arz notunda hakkında Fetö/PDY ile soruşturması ve/veya kovuşturmasının bulunmadığı belirtilmiştir. Terfi listesinin incelenmesinden, 435. sıradaki bir personelin, performans ortalama puanının 4.33, son performans notunun 4,50 olduğu, başarı belgesi sayısının 0, değerlendirme komisyon görüşü yeterli olmasına rağmen terfi ettirildiği, 596. sıradaki bir personelin, performans ortalama puanının 4.09, son performans notunun 3,82 olduğu, başarı belgesi sayısının 0, değerlendirme komisyon görüşü yetersiz olmasına rağmen terfi ettirildiği, bu haliyle; performans ortalama puanı, son performans notu, başarı belgesi sayısı, değerlendirme komisyon görüşünün yetersiz ve davacıdan daha alt düzeyde olan personelin terfi ettirilmesine karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, davacının gerek 3201 sayılı Kanunun 55. maddesi ve gerekse Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen liyakat koşullarını sağlamadığı hususunu tevsik edecek nitelikte davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan somut herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, bir diğer ifadeyle davacının liyakatine ilişkin yapılan değerlendirmesinde yetersizliğinin davalı idarece somut delilleriyle ortaya konulamadığı, bu haliyle davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından, davacı hakkında üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir."(İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, Esas Yıl/No: 2021/985, Karar Yıl/No: 2021/1071, Karar tarihi: 20.05.2021)

 

 

Adli konularda yardıma mı ihtiyacınız var?

Avukatlarımıza Sorun!