Telefon Numaramız:

+90 (212) 671 80 45

Çalışma Saatleri:

09:00 - 18:00

E-posta Adresimiz

info@cahukuk.com

Önceki Çalışmalarında Kamu Görevlisi Olarak Çalışanların Emekli İkramiyesi Hakkı

Çalışma hayatında, kişiler emekliliğe kadar geçen sürede farklı statülerde yani memur, işçi, bağkurlu olarak bulunabilmektedirler. Kişiler kimi zaman tüm çalışma yaşamını tek bir statüde geçirmekte iken kimi zaman farklı statülerde karışık biçimde yer alabilmektedirler. Güncel halde tüm çalışma şekilleri 5510 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmekte ise de; halen 5434 Emekli Sandığı Kanunu'na göre çalışma gerçekleştirmiş kişiler bulunmaktadır. Bu kişiler çalışma yaşamı boyunca devlet memuru olarak veya önce işçi sonra memur statüsünde çalışmışlar ise emekli oldukları takdirde emekli ikramiyesine hak alabilmekte iken; önce memur sonra işçi olarak çalışan kişilerin emekli ikramiyesi alabilmeleri, AYM iptal kararları doğrultusunda 5434 s Kanun'un 89.maddesinde yapılan 17/01/2012 tarihli değişiklik ile mümkün hale gelmiştir.
 
  Emekli ikramiyesi ödenmesi koşullarına ilişkin 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinde yapılan değişiklik sonrasında; önce memur sonra işçi statüsünde çalışan veya karışık statüde çalışma gerçekleştiren kişiler için "mülga 2829 sayılı Kanunun 8’inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenebileceği" kuralı getirilmiştir.
 
Yalın bir şekilde ifade edecek olursak; işçi ve memur statüsünde karışık olarak çalışan kişiler hizmet birleştirmek suretiyle emekli olabilecek ise çalışmalarıını kıdem tazminatına hak kazanacak biçimde sonlandırması halinde emekli ikramiyesine hak kazanacaktır. 
 
  Nitekim Danıştay 12. Dairesi'nin E: 2018/6279 K: 2019/9456 nolu kararında değerlendirmeye uygun bir hüküm tesis edildiği görülmektedir:
"...Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Emekli Sandığına tabi bir görevde bulunup bu görevinden ayrılarak başka bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalıştıktan sonra emekli aylığı bağlananlara Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmesine yasal engel bulunmakta iken, ilgili Kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş, bu kez 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle yeni bir düzenleme yapılmış ise de, bu kuralın da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmiş, son olarak aynı maddede yapılan düzenleme ile hizmet sürelerinin tamamı 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan iştirakçilere, emekli ikramiyesi ödeneceği, buna karşılık 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. Maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenebileceği kuralı getirilmiştir.
 
Buna göre hizmetlerinin tamamı 5434 sayılı kanuna veya 5510 sayılı kanunun geçici 4.maddesi kapsamında geçenlere, başka bir deyişle, hizmet birleştirmesi yapmaksızın emekliye ayrılanlara, 5434 sayılı kanunun 89.maddesinin birinci fıkrası uyarınca, herhangi bir şart aranmaksızın emekli ikramiyesi ödenmesi buna karşılık hizmet birleştirmesi yapmak suretiyle, emekli olabileceklere ise, ikinci fıkrasında yer alan şartlar dahilinde emekli ikramiyesi ödenmesi gerekmektedir." 
 
Kanun hükmüne rağmen maalesef farklı uygulamalar ile karşılaşılmakta ve pek çok kişi, hizmet birleştirerek emekli olmasına rağmen en son işçi statüsünde çalıştığı gerekçesi ile emekli ikramiyesi alamamaktadır. Bu durumda yapılması gereken; öncelikle idareye başvuru yapmak başvurudan olumlu sonuç elde edilemez ise görevli yargı yerinde dava açmaktır. 
 
Sonuç olarak; hizmet birleştirmesi yapmak suretiyle emekli olabileceklere, çalışmalarının 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenmesi gerekmektedir. 
 
Şubat 2021
Av. Ayşe SÜZEK